İyi Parti Lideri Meral Akşener düzenlediği Seçim Hazırlıkları ve İstişare Toplantısı'nda son zamanlarda ortada olan iddialara cevap verdi. İşte Detaylar...
hürriyet.com yazarlarından Umut Erdem'in aktardıklarına göre, İyi Parti İatanbul'da Başkanlık Divanı üyeleri, milletvekilleri, Genel İdare Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu, il başkanları ve belediye başkanlarının katıldığı “Seçim Hazırlıkları ve İstişare Toplantısı” gerçekleştirdi. Akşener bu toplantıda kendisine ve partiye yönelik iddialara cevap verdi.
Akşener'in verdiği cevaplar şu şekilde:
- Sayın Meral Akşener'in aile bireylerinin ve ayrıca özel kalem müdürü ve eşinin banka hesaplarının incelettirdiği ve farklı belediyeler ile iş birliği yaptığı iddiasına: “Sedat Aksakallı kardeşim bizim partimizin ne var ne yokunu açıklayacak. Benim değil oğlumun ve onun eşinin hesaplarının kontrol edildiği gayri resmî bildirildi. Bu doğru bir bilgi. Kimin olduğunu söyleyemem çünkü gayri resmî bir bilgi ama biz ilgili bankaya müracaat ettik. Şimdi o gayri resmî bilgi resmî hâle gelecek ya da o banka diyecek ki; ‘Biz bulamadık. Benim, oğlumun, fabrikası olan arkadaşlarımızın hiçbirinin bu ülkenin hiçbir belediyesiyle herhangi bir irtibatı yoktur. Bunu ispat edemeyen şerefsiz oğlu şerefsizdir. İspat edildiği takdirde de ben bu politikayı tümden bırakacağım.” dedi.
- CHP'nin HDP ile yakınlaşmasında parti yönetiminin tavır koymadığı iddiasına: “Şimdi 8 milletvekili arkadaşımız o süreç içerisinde ayrıldılar. Onları incitecek tek kelime etmemeye gayret ettim. Her giden arkadaş çok ilginç bir biçimde bizi HDP ile eş güdüm hâline getirerek gitti. İlginç olanı şu; ya arkadaş siz 2018'de CHP ile yaptığımız ittifak çerçevesi içinde, o ittifakın içinde birinci sıralardan, ikinci sıralardan seçilecek yer olan üçüncü sıralardan milletvekili seçilirken hiç HDP ile ilgili bir endişeniz olmadı mı? Sonra nedense birden HDP bu arkadaşların hayatına girdi, çok üzüldüler. Sanki HDP bir yakınlığımız varmış gibi ve her giden arkadaş millete hesap vermek yerine, hayal kırıklığına uğrattıkları seçmenlere hesap vermek yerine hakaret etmeyi tercih ettiler.” dedi.
- 14 Mayıs genel seçimleri için yapılan ön seçimlere yönelik eleştiriler oldu. Akşener'in “İstanbul'da sıra sattığı” iddiasına: “İstanbul'daki arkadaşlardan bahsediyorum. 14'üncü çıkan arkadaşımız ‘Vay efendim beni niye koymadı? Ne için ikinci sıraya 2 Kürt'ü koydun?' diyen arkadaşımız oldu. Çünkü ben İstanbul'da 3'üncü bölge, 2'inci bölge ve 1'inci bölgeye Kürt koydum; Genel Başkan olarak hakkımı böyle kullandım. İstanbul'da benim sıra sattığım söylendi. Şimdi intikam duygularıyla televizyonlarda çıkıp para üzerinden konuşan bazı yaşlı başlı büyüklerimiz var. Benden nefret edebilirsiniz, önde oturan arkadaşlarımızdan nefret edebilirsiniz ama sizin için çalışan o gariplerin, o garibanların; hakkını, hukukunu korumak; onlara saygı duymak zorundasınız.” İfadelerini kullandı.
- Nebi Hatipoğlu'nun istifa ederek AK Parti'ye katılması iddiasına: “Şimdi Sayın Nebioğlu'nu hiç tanımam. Bir arkadaşımızın ‘Buyur gel' demesiyle üç sene evvel partimize gelmiş, sorun yok. Çok enteresan ayrılırken bana geldi tebliğde bulundu. Son derece saygılı davrandım. Bu arkadaşımız partimize dedi ki; ‘Bir sekreterin CEO olduğu...' Hani ben startup diye anlatıyorum ya. Şirket anlamında paradan ziyade istihdama, başarıya odaklı olduğumuzu anlatıyorum ya... Arkadaş sözde büyük bir iş adamı ya, anlaya anlaya neyi anlamış? Bu parti bir startupmuş doğrudur ama çok ilginç; ‘Bir sekreterin CEO olduğu bir aile şirketiymiş'. Bir CEO değil ben bir Genel Başkanım.” dedi.
- Partililere “Defolsun Gitsinler” deyip demediği sorulunca: “Ben gerçekten her bir arkadaşımızın ayrılışından sonra çok üzülürüm. Çünkü hiçbir zaman bir genel başkan, bir siyasi partinin mensubu, bir başka mensubuna ‘defolsunlar, gitsinler' diyemez, demez. Çünkü bu partilerin sahibi millettir. Sadece bu sandalyede oturan hoşlanmıyorsa bu işlerden, o gider. Dolayısıyla her gidene çok üzülmüşümdür; ama Allah bizi korumuş.” Şeklinde konuştu.
- Seyithan İzsiz'in Fırat Çakıroğlu'nun katiline burs verdiği sorusuna: “İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz, Numan Kurtulmuş Beyefendinin ekibinde, AK Parti'de beş yıl belediye meclis üyeliği yaptı. Kadim Aşiretler Birliği'nin partimize önerdiği bir kardeşimiz. Rahmetli şehit Fırat Çakıroğlu'nu öldüren, şehit eden katile burs verdiği iddia ediliyor. Şimdi belediye meclis üyesi görevini verdiğiniz, seçilmesini sağladığınız Seyithan İzsiz'in dün iyiyken bugün kötü olmasını neye bağlıyorsunuz kardeşim siz? Eğer katile burs verdiyse siz bir katilin burs verenini nasıl belediye meclis üyesi yaptınız? Bize geldiği zaman mı Seyithan İzsiz böyle bir kötü kişi oldu?” dedi.
- “Beni ve bizi milletimiz bilir. Ne eğiliriz ne bükülürüz. Eğilmeyen, bükülmeyen Partinin dağılacağına yönelik: insanların bir araya toplandığı partidir İYİ Parti. Eğemeyecekler, bükemeyecekler, yıldıramayacaklar, yıkamayacaklar. En ahlaksızca iftiraları işittik. Sırf koltuklarda 3 gün daha oturmak adına partimize, sizlere ve bana yönelik iftiralar, tehditler, küfürler Türk kamuoyunun gözü önünde gerçekleşti.” dedi.